Gözlerime Bakabilir Misin?

OKUR MODASI tarafından tarihinde yayınlandı

GÖZLERİME BAKABİLİR MİSİN?

Teknoloji ile birlikte daha az konuşup daha az yazıyoruz. İletişim eksikliği dünyanın neresinde olursak olalım büyük bir sorun haline geldi. Artık maskelerimizi takıyoruz, sosyal medyada “popüler” olma çabası ile… Bu maskelerin bizi daha olgun, daha umursamaz ve daha güçlü yaptığına inanıyoruz. Öyle ki gün içerisinde ağlamış olsak bile gülerek fotoğraf çekildiğimizde, yani herkese mutlu imajı verdiğimizde, aslında kendimizi de mutlu olduğumuza inandırıyoruz, inandırmak istiyoruz. Çünkü kimse sosyal medyada ağlarken, üzülürken poz vermiyor. Herkes mutlu herkes huzurlu herkes pozitif… Asla olumsuz bir şey yok sosyal medyada. Peki kendimizi sosyal medyaya bu kadar adapte etmişken etrafımızda olan bitenleri nasıl görebiliriz, nasıl hissedebiliriz? En son ne zaman ormana yürüyüşe çıktık? En son ne zaman birbirimizin gözlerine bakarak konuştuk ki? Karşımızdaki insana değer verdiğimizi söylüyoruz fakat konuşurken yüzüne bakmıyoruz. Sosyal medyada beğeni sayısı için insanların ne kadar değişik yollar denediğini hepimiz biliyoruz. İlgi çekmek, beğeni almak ve popüler olmak amacıyla girilen bu yollarda asla geri dönüşün olmadığını fark ediyoruz ve bunun için hiçbir şey yapmıyoruz. Asıl olan şey bizim diğerlerini engellemek istememiz değil kendimizi de bu “popülerlik” çabasına dahil etmek.

Popüler olma çabası aslında anlık hikayeler anlık fotoğraflar atarak özel hayatımıza herkesi dahil etmek değil midir? Popüler olmak amacı ile yapılmış tüm etkinliklerde aslında özel hayatımızın gizliliğini ifşa ederek tüm hayatımızı gözler önüne seriyoruz. Ve işin kötü tarafı özel hayatımızı herkes bilirken hiç çekinmiyoruz. “Stalker” dediğimiz insanlar yani takipçiliği takıntı haline getirenler çoğalıyor, çoğaldıkça onları suçluyoruz fakat asıl suçlu bizleriz. Her an her yerde nerede olduğumuzu, kiminle olduğumuzu, ne yediğimizi, ne içtiğimizi, ne giydiğimiz dahil her şeyi paylaşıyoruz ve bundan zarar görmeyeceğimizi düşünüyoruz fakat en büyük zararı kendimize biz veriyoruz.

Oysa ki biraz daha kafamızı kaldırıp etrafımızdaki küçük ayrıntılara dikkat edersek, bir kelebeğin uçuşunu izlersek, bir çocuğun gülümsemesine ortak olursak hayatın aslında daha güzel olabileceğini hiç düşünmüyoruz.

Hayat sosyal medyadaki beğenilerden ibaret değildir. Hayat bir kuşun ötmesi, derenin akıp gitmesini seyretmek, otobüste cam kenarına oturup etrafı izlemektir. Sosyal olacağız derken asosyal hale bürünmeyelim.

Birbirimizin gözlerine bakalım, hayatı daha güzel yaşayalım ve asıl sosyalliğin birbirimizle yüz yüze iletişimde olduğunu unutmayalım.

ALEYNA SELİN KABA

alselkaba@hotmail.com


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.